Batman-Diyarbakır Yolu 25. km

Türkülerin, efsanelerin ve taşın suyla yaptığı bin yıllık dansın adı: Malabadi Köprüsü. 1147 yılında Artuklu Hükümdarı Timurtaş Bin İlgazi döneminde inşa edilen bu mühendislik şaheseri; tam 40,86 metrelik ana sivri kemer açıklığıyla, günümüze kadar ulaşabilmiş dünyanın en geniş kemerli tarihi taş köprüsüdür. Öyle bir mühendislik dehasıdır ki, İstanbul’daki Ayasofya Camii’nin dev kubbesi bu köprünün ana kemerinin altına rahatlıkla sığabilmektedir. Köprü, yalnızca bir geçiş yolu değil, aynı zamanda kervanların ve yolcuların geceyi fırtınadan ve eşkıyadan korunarak geçirebildiği korunaklı bir taş handır. Kemerin her iki tarafında, köprü tabliyesinin altında yolcuların ve nöbetçilerin dinlenebileceği pencereli odalar, sığınaklar ve gizli geçitler yer alır. Köprünün korkuluklarında ve cephelerinde güneş kursları, aslan kabartmaları ve Artuklu sülüs hatlı kitabeleri dikkat çeker. Köprü aynı zamanda hüzünlü bir halk efsanesinin de beşiğidir. Anlatılır ki, Batman Çayı’nın iki yakasında yaşayan iki aşık; Fatma ve sevgilisi, coşkun akan sular yüzünden birbirine kavuşamaz. Bir gün nehir Fatma’yı alıp götürünce, aşığın döktüğü gözyaşları ve acısı hükümdarın yüreğini dağlar ve sulara meydan okuyan bu devasa köprünün yapılması emredilir. Bugün Malabadi Köprüsü’nün görkemli taşları üzerinde durup Batman Çayı’nın çağıltısını dinlediğinizde; 12. yüzyıl Artuklu taş ustalarının cesaretini, kervanların telaşını ve Anadolu türkülerine ilham veren o ölümsüz aşk hikâyesini yüreğinizde hissedeceksiniz.
Ziyaretiniz sırasında alanın doğal ve tarihi dokusuna özen gösteriniz. Fotoğraf çekimi ve yürüyüş için sabah veya gün batımı saatleri en ideal ışığı sunmaktadır.
Özellikle gün doğumu ve gün batımı saatlerinde altın ışık eşsiz kareler yakalamanızı sağlar. Geniş açı lens ve taşınabilir batarya bulundurmanız tavsiye edilir.
Tarihi ve engebeli zeminlerde rahat gezebilmek adına kaymayan spor/trekking ayakkabısı ve yaz aylarında şapka/güneş kremi tercih ediniz.