Hasankeyf İç Kale, Batman

Mezopotamya’nın kartal yuvası, Dicle Nehri’nden tam yüz metre yükseklikteki yekpare kaya kütlesi üzerine oyulmuş efsanevi başkent: Hasankeyf Kalesi ya da kadim Yukarı Şehir. Burası, milattan sonra 4. yüzyılda Roma İmparatoru II. Constantius tarafından Doğu Roma’nın Sasani sınırındaki stratejik kalesi "Kiphas" adıyla temelleri atılmış, binlerce yıllık bir kaya imparatorluğudur. Yukarı Şehir, sıradan bir kale değil; kendi kendine yeten, içerisinde binlerce insanın yaşadığı devasa bir yerleşkedir. Kayalara oyulmuş binlerce konut, depolar, yağmur sularını toplayan su filtreleme sistemleri ve vadiden yukarıya su taşıyan gizli yer altı su yolları mühendislik tarihinin zirvesidir. Artuklu ve Eyyubiler döneminde kaleye eklenen Büyük Saray, Küçük Saray ve Ulu Cami kalıntıları, hükümdarların Dicle’yi selamladığı görkemli salonların şahitleridir. Kalenin en etkileyici noktalarından biri olan kule kapıları ve kaya merdivenleri, Roma lejyonerlerinden Eyyubi süvarilerine kadar sayısız ordunun ayak izlerini taşır. Yüzyıllar boyunca hiçbir ordunun doğrudan hücumla alamadığı bu kale, kuşatmalara karşı kayaların bağrında açılmış ambarlar ve sarnıçlar sayesinde aylarca direnmiştir. Kalenin surlarının üzerine çıkıp aşağıdaki göl havzasına, Arkeopark’a ve ufka doğru baktığınızda; bir zamanlar dünyayı yöneten kralların, filozofların ve tüccarların aynı noktadan baktığı o sonsuz Mezopotamya ufkuna siz de tanıklık edeceksiniz.
Ziyaretiniz sırasında alanın doğal ve tarihi dokusuna özen gösteriniz. Fotoğraf çekimi ve yürüyüş için sabah veya gün batımı saatleri en ideal ışığı sunmaktadır.
Özellikle gün doğumu ve gün batımı saatlerinde altın ışık eşsiz kareler yakalamanızı sağlar. Geniş açı lens ve taşınabilir batarya bulundurmanız tavsiye edilir.
Tarihi ve engebeli zeminlerde rahat gezebilmek adına kaymayan spor/trekking ayakkabısı ve yaz aylarında şapka/güneş kremi tercih ediniz.